ARAYICI GÜNLÜKLERi Evreni
Dünya yavaş ama kaçınılmaz bir yok oluşa sürüklendi.
Önce, kaynağı bilinmeyen virüsler insan nüfusunu kırdı. Sağlıklı doğum oranları hızla düşerken, toplumların temelleri çatırdamaya başladı.
Ardından gelen felaket, nükleer santrallerin birbiri ardına erimesiyle doğdu:
Yeryüzünü saran ölümcül sis, medeniyetin son kalıntılarını da yuttu. Kaosun ortasında patlak veren savaşlar, insanlığın son umudunu da gölgeledi.
Elit bir zümre Dünya’yı terk ederek Ay’da yeni bir düzen kurdu.
Kaynak kısıtlıydı, radyasyon riski olsa da hastalık yoktu. Ay istasyonunun güven veren kabuğu altında yaşam devam etti. Ve bu onları gaddarlaştırdı.
Tüm bunlar yaşanırken Mars’ta koloni kurmaya çalışan insanlar, Dünya’dan gelen desteğin kesilmesiyle kaderlerini kendi ellerine almak zorunda kaldı.
Hayatta kalabilmek için Mars’ın acımasız topraklarına tutunmalı ve birbirlerine güvenmeliydiler.
